Gençler "Doğa ve Teknoloji" konferansıyla aydınlandı

Türkiye Gençlik Vakfı Antakya İlçe Başkanlığı ve Hatay Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Doğa ve Teknoloji" konferansı gerçekleştirildi.Hatay Kültür Merkezinde 3 konferans halinde düzenlenen etkinlikte Antakya’daki...

Gençler "Doğa ve Teknoloji" konferansıyla aydınlandı

Türkiye Gençlik Vakfı Antakya İlçe Başkanlığı ve Hatay Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Doğa ve Teknoloji" konferansı gerçekleştirildi.Hatay Kültür Merkezinde 3 konferans halinde düzenlenen etkinlikte Antakya’daki...

13 Mart 2018 Salı 17:23
Gençler "Doğa ve Teknoloji" konferansıyla aydınlandı

Türkiye Gençlik Vakfı Antakya İlçe Başkanlığı ve Hatay Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Doğa ve Teknoloji" konferansı gerçekleştirildi.

Hatay Kültür Merkezinde 3 konferans halinde düzenlenen etkinlikte Antakya’daki çeşitli okullardan gelen öğretmen ve öğrenciler, Doğa Bilimleri Derneği Başkanı Altuğ Revnak Eti’yi büyük bir dikkatle dinledi. Konferansın açılış konuşmasını yapan TÜGVA Antakya İlçe Başkanı Ömer Bilgin, yetişen yeni neslin milli manevi değerlerine sahip olarak yetişmesi gerektiğini vurguladı.

Canlılardaki teknolojinin günümüz teknolojisine etkilerini inceleyen biyomimetik konusunda dünyadaki ender uzmanlardan biri olan Altuğ Revnak Eti, görsellerle desteklediği konferansında doğada canlılardaki teknolojinin günümüz teknolojisine nasıl uyarlandığı konusunda ayrıntılı bilgiler verdi.

Doğayı korumak için önce doğayı iyice tanımanın gerekliliğini vurgulayan Eti, "Doğa Bilimleri Derneği Başkanlığı yapıyorum. 2008’de kurdum derneği ve ücretsiz olarak bilim ve teknolojiyi ulaştırmak istiyorum. Sadece bütün öğrencilere değil bütün insanlığa. Buradaki amacımız bilimi anlaşılır anlatmak ama kimin anlayacağı şekilde herkesin. Halkın, öğrencinin, çocuğun, yaşlının ilgi duyacağı hale getirmek. Benim eğitim alanlarım bir tarafı sosyal, aynı zamanda biyomimetik diye doğayı taklit yeteneği alanı üzerine bir eğitim aldım. Ben buna biyoinovasyon diyorum. Doğadaki mühendisliği, teknolojiyi, yazılım alt yapısını yani o bilgi deryasını ilham alıp taklit etme yönünde bir eğitim alanı bu. Ve ben bunu fark ettiğim anda aslında şunu fark ettim, evrende çalışan sistem dünyadaki canlı altyapısını ne kadar zengin ve yaratıcılığın ne kadar tetikleyici bir bilgiye sahip olduğunu fark ettim ve vizyonumu açtı. Dedim ki ben bunu anlatmalıyım, Türk çocuklarıyla paylaşmalıyım ve o sayede Avrupa’daki, dünyadaki, Çin’deki, Japonya’daki çocuktan farkı kalmayacaktır. Bizimkilerin çünkü bizdeki ezberci mantık tasarımcılığı öldürüyor, köreltiyor. O körelten mantığı değiştirmek için o kadar çok malzeme var ki doğada biz doğaya dönsek aslında, canlıya dönsek organizmamıza, bilime dönsek fark edeceğiz. Biz kapamışız gözleri tamamen ezbere ve otomasyon tipi robotik bir şeye bağlamışsız eğitim sistemimizi. Bilim anlatımını ondan dolayı da insanlar tabi ekonomik hayat gayesi içerisinde düşünmeyi de bıraktıklarından dolayı ne bilim üretebiliyoruz ne ortaya tasarım çıkıyor ne mühendislik gelişiyor. O zaman dedik ki, biz bunu ücretsiz olarak yapalım, illa devletten beklemeye gerek yok, devlet destek versin de bilim gelişsin. Ben dedim ki, kendim tek başıma bir iş adamı olarak bir girişimci olarak bu bilgiyi sunarım. Sunmaya başladım, çok ilgi gördü. Bakanlık destekledi sağ olsun bana resmi izinleri verdiler" dedi.

"Bilim ve teknolojiyi anlayabilecekleri ve zevk duyacakları şekilde anlatmaya çalışıyoruz"

Eti, 10 yılda 9 bin okulda konferans verdiğini kaydetti. Verdiği konferanslarla yılda ortalama 300 bin öğrenciye ulaştığını vurgulayan Eti, "Yani yılda ortalama üç yüz bin öğrenciye ulaşıyorum fiili olarak. Oralarda da şöyle çıktılar sağlıyorum, bizim öğrencimizin dört yıllık eğitiminin sonucu puan almaktır. Bir üniversite girebilmektir. Çıktıyı dört yıl sonra görürsün. Ben çıktıyı bir ay sonra görüyorum. Yani sonuçları bir ay sonra almaya başlıyorum. Biz doğayı incelediğimizde, robot yapmaya başladığımızda, kodlama ve teknoloji eğitimine girdiğinizde bir haftada, bir ayda çok güzel şeyler üretmeye başlıyor çocuklar. Buradaki tılsım sevdikleri, ilgi duydukları, merak ettikleri alanın onlara sunulması. Bir kere teknolojiyi seviyorlar. Kitle teknolojiye hayran. Canlıları seviyorlar. İlgileniyorlar. Ama anlaşılır anlattığınızda bunların hepsini bir paket halinde sunduğunuzda karşınıza öğrenmeye aç bir gençlik çıkıyor. Öğrenmeye aç ve merak eden gençlikle veya çocuklarla karşılaştığınızda onlardan artık çok güzel çıktılar sağlarsınız. Tasarımcılar, mühendisler, kaşifler bir sürü çok başarılı öğrenciler çıkacaktır. Bizim böyle kulüplerimiz var okullarda, robotik takımlarımız var dünya şampiyonalarına götürüp getiriyoruz. Oralarda öyle güzel sonuçlar elde ediyoruz ki bu öğrenciler 7, 8 yaşında oyunlar yazıyorlar, 16, 17 yaşında kendi ürünlerini çıkarmış, kendi şirketini kurmuş öğrencilerim var. Burslar alıyorlar. Hiç test çözmeden severek mutlu olarak bir şeyler yapıyorlar birde burada hep bir takım çalışması var. Takım çalışmasında da el birlik kaynaşma var. Çok güzel bir yapı ortaya koyduk. Robotik takımlarımızda bizde tek okul yoktur hiçbir zaman, çok okul vardır. Bilimi teknolojiyi ortaya çıkaran bir gençliktir. Ve onlar çok mutlu öğreniyorlar. Bunlar tam özlediğimiz dünya seviyesinde çalışmalar oluyor. Bilim ve teknolojiyi anlayabilecekleri ve zevk duyacakları şekilde anlatmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Eti, insanın ve doğanın birlikte hareket etmesinin bilimsel gelişmeleri de olumlu yönde etkileyebileceğini söyledi.

Konferansın ardından TÜGVA Antakya İlçe Başkanı Ömer Bilgin, Doğa Bilimleri Derneği Başkanı Altuğ Revnak Eti’ye teşekkür plaketi verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner23

banner18